ekim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ekim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

291013

eğitim fakültesinde aldığım dersleri oyun oynamak için bahane olarak mı kullanıyorum, yoksa oyuncuları öğrendiğim eğitim tekniklerini denemek için mi kullanıyorum kararsızım. seviyorum ama... komple seviyorum.

251013

bu sabah rüyamda sodyum iyonu olduğumu gördüm. şaka yapmıyorum. ben sodyum iyonuydum, tunç da Cl-. iyonik atmosferde salınıyorduk. iyonik atmosferde sarılıyorduk. etrafımızda asitler, bazlar, tuzlar... elektronlar aktıkça, yükseltgenip indirgendikçe birbirimize doluyorduk. gözlerimi açmadan önceki o sonsuz anda hayatın anlamını çözdüğümden öyle emindim ki... sonra gözümü açıp tunç'a sarıldım. artık Cl- değildi.

bunlar hep bayram tatilinde fiziko kimya çalışamadığım için oluyor. geceyi ders çalışarak geçirmek kısa vadede verimli olsa da uzun vadede kafa yakmaktan öteye gitmiyor. öyle gecelerden geriye de böyle tuhaf rüyalar kalıyor.

201013

günlerim yine bilgisayar başında laboratuvar raporu yazarken internetin eğlenceli kısmından uzak durmaya çalışarak geçiyor. neyse ki gelecek güzel günleri beklerken izlemek için heyecanlanacak bir şeyler var.

heyecan listesi:

191013

iflah olmaz bir unutkan olduğum için geçen hafta gidemediğim hayvan çiftliği oyununa bu hafta da gidemedim. kasım ayı programı açıklansın diye bekleyeceğim artık.
gerçi bu defa unutkanlıktan değil de meşguliyetten gidememiş olabilirim. bayram tatilini fırsat bilip öğrencilerinin tepesine ödev yığan bütün hocalara sevgilerimle...

131012


hayır, rihanna değil ido modeli kestiriyorum.

291012

bu da böyle bir anımdır.

271012

heves ettiğim bütün hobileri artık emeklilik klasörüne atıyorum. ileride köy evinde yaşayıp kendi şaraplarını yapan, o şarapları da yine kendi yaptığı şekerden kadehlerde içen bir keyif pezevengi olacağım. derya baykal götümü yesin.

251012

bugün aldığım en güzel mesaj buydu sanırım. ne güzel arkadaşlarım var!

231012

bu günü de kickstarter senin projemefon benim derken hiç ettim. o kadar yıllık tecrübeye rağmen hala "bayram tatilini ders çalışarak geçireceğim." diyebiliyor ve buna içten bir şekilde inanabiliyorsam iyimserliğimin sınırlarını aşmışım demektir. neyse, yarın sabah erkenden kalkıp biriken diff konularını bitirsem, öğleden sonra organik kimya çalışsam, akşam 200 ve 304 ödevlerini yapıp gece de heykel projesi hazırlasam sabaha karşı huzurla ölürüm işte. mis!

221012

az önce birden bire BOB'S BURGERS! BOB'S BURGERS! diyip imdb'ye girdim. dönemin başından beri kafamın köşesini kurcalayan bir şeyleri unuttuğuma dair o his geçti nihayet. BOB'S BURGERS TABİ YA!

211012

ülkü'yü havuza ben götürdüm bu hafta sonu. o yüzerken ben de tribünde oturup little fears oyunumun karakterlerini detaylandırdım. etrafta o kadar çok çocuk varken korku oyunu senaryosu yazmak epey tuhaftı doğrusu. çok uzun zamandır oyun oynatmadığım için de bir miktar tedirginim. oyun oynatma şeklimi değiştirip yeni şeyler denemek istiyorum. oyuncularımı bu defa cidden korkutmak istiyorum.

191012

iştahsızlık günlerim geri döndü. imge kitapevine sığınıp kendime gelmeseydim sokakta bayılıp kalmam an meselesiydi. yemek yemeyi unutmamak için telefonuna alarm kuran kaç kişi daha var acaba dünyada? 

161012

kimya çs'sinde götüm donduğu için kütüphaneye sığındım yine. burnumdan sümükler aka aka ders çalışıyorum. tamam yalan söylüyorum, ders çalışmıyorum. tool dinleyip vikitap'ta okuyacak kitap arıyorum. dönemin başından beri küçük kağıtlara yazdığım diff notlarıysa koca bir yığın halinde deftere geçirilmeyi bekliyor. düşüncesi bile yoruyorken nereden güç bulup da çalışmaya başlayabileceğim hakkında hiç bir fikrim yok. parabola dinleyeyim bari. we're eternal sonuçta.

151012

kimya çs'sindeyim ve saat şu anda on sekiz elli dört. önümüzdeki altı dakikayı iyi değerlendiremezsem koskoca bir saat altı dakika boşa gidecek.

131012

bu güzelim cumartesi gününü de ders çalışmak üzere okula gelip bilgisayar başında çürüyerek geçirdiğime göre procrastination tanrılarına olan ibadetimi layığıyla yerine getirmişim demektir. amin.

111012

şu yaşımda çarpıntı sahibi bir insan olmuş olmam ömrümün uzunluğu konusunda beni işkillendirse de, bu durumu "en azından eğleniyorum lan." deyip hayattan keyif almak için bahane olarak kullanıyor, adeta mini çakallığın sınırlarını zorluyorum. bir yandan da biraz daha yaşlanınca çarpıntısı olan bir öğretmen olarak ne kadar havalı olacağımı düşünüp hayali örgü battaniyeme sarılıyorum. geçen yılın sonlarında üzerime yerleşen öğretmenlik yapma hevesimde de en ufak bir azalma olmadı zaten. classroom management adlı 304 kodlu  formasyon dersinden çıktığım gibi ödev yapmak üzere kütüphaneye kurulmam beni ne kadar öğretmen yapar bilmiyorum ama BEN ARTIK ÖĞRETMEN OLMAK İSTİYORUM. eğitim fakültesi dekanlığına önemle arz ederim.