günlerden sıhhiyeydi. tunç inşaat görünce fotoğraf çekmek istemişti.
ilkbahar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ilkbahar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28413
günlerden pazar. saat 09:11. AM olan hani, PM değil. iki buçuk saat önce uyandım ve ders çalışmak yerine internette çeşitli mallıklar yaptım. günün yarısını boşa harcamış gibi hissediyorum fakat saat sadece 09:11 ve günlerden pazar.
27413
yaşlanma hayali kurarken beyaz saçlı olma fikri epey cezbediciydi fakat yaşlılık maceramın ortopedik ayakkabı ile başlayacağını gerçekten tahmin edemezdim. şu anda ayaklarım sıcak su dolu leğende mayışırken internette terlikler hakkında yorum okuyorum. böyle şeyler için yaşlı portalı olsa keşke. en iyi multivitamin hapları, termal tesis incelemeleri, otobüste oturulacak yeri seçerken dikkat edilecek noktalar... neyse su soğudu, gideyim de suyu değiştireyim.
3413
on dokuz mart - inkar
hayır, hırkamı kaybetmedim. nerede olduğunu hatırlamıyorum sadece. hem zaten şimdi şenlikle uğraşıyoruz, her şey her yerde. şenlik bitince ortaya çıkar zaten.
yirmi dört mart -öfke
e her şeyi topladık, hala yok! hayır zaten neden ortalıkta bıraktım ki? başka bir şey kaybolsa yine neyse de, kahverengi hırkam kaybolmasın ya!
üç nisan - pazarlık
tamam, yarın şenlik boyunca gittiğim her yeri dolaşıp okuldaki görevlilerle konuşacağım. kimse almamıştır zaten. bir yerlerdedir. güzelce aramam lazım sadece. yarın mimarlığa, kimyaya ve barakaya bakayım ben.
beş nisan - bunalım
çok mutsuzum. hiç bir kahverengi hırka onun yerini dolduramaz. bir daha asla hırka giymeyeceğim.
sekiz nisan - benimseme
n'apalım, bulamadım. bulamayacağım da zaten. yine de güzel bir kışı birlikte atlattık.
hem kış tekrar gelir, annem bana başka hırkalar örer. ben annemi öperim, annem beni sever.
hayır, hırkamı kaybetmedim. nerede olduğunu hatırlamıyorum sadece. hem zaten şimdi şenlikle uğraşıyoruz, her şey her yerde. şenlik bitince ortaya çıkar zaten.
yirmi dört mart -öfke
e her şeyi topladık, hala yok! hayır zaten neden ortalıkta bıraktım ki? başka bir şey kaybolsa yine neyse de, kahverengi hırkam kaybolmasın ya!
üç nisan - pazarlık
tamam, yarın şenlik boyunca gittiğim her yeri dolaşıp okuldaki görevlilerle konuşacağım. kimse almamıştır zaten. bir yerlerdedir. güzelce aramam lazım sadece. yarın mimarlığa, kimyaya ve barakaya bakayım ben.
beş nisan - bunalım
çok mutsuzum. hiç bir kahverengi hırka onun yerini dolduramaz. bir daha asla hırka giymeyeceğim.
sekiz nisan - benimseme
n'apalım, bulamadım. bulamayacağım da zaten. yine de güzel bir kışı birlikte atlattık.
hem kış tekrar gelir, annem bana başka hırkalar örer. ben annemi öperim, annem beni sever.
30313
mimarlar derneğinin caz gecesinde gizli köşelerde fotoğraf çekerken tunç'a yakalanmışım. hiç fark etmemişim. çok uzun zamandır kendi halimdeyken çekilen bir fotoğrafım olmamış. pek şaşırmışım. çok sevmişim.
28313
yerleşkenin en sevdiğim yerlerinden birindeydim bugün. kafamda bir sürü şey, elimde fotoğraf makinesi, amaçsızca etrafa baktım. beş tane fotoğraf çektim.
23313
son zamanlarda fotoğraf üzerine çok fazla şey okudum, dinledim, tartıştım; vardığım nokta değişmedi: fotoğraf çekmeyi çok seviyorum.
21313
şenlik bitti. geriye upuzun yapılacak listeleri kaldı. okunacak öğrenecek çok şey var. bir yandan da bitmek bilmeyen fiziko ve analitik lab raporları var. etrafımdaki insanların ağzımdan çıkan her cümlede rapor geçiyor olmasından rahatsız olduklarını görüyorum ama hiç bir şey yapamıyorum. her hafta düzenli olarak üç rapor teslim edip dört quize girmem gerekiyor. bir yandan da midtermler yaklaşıyor. pazartesi ve salı günü organik ve fiziko sınavım var. LC-A+'e aldığım arkalığı iki haftadır bekletiyorum. ne fotoğraf çekebiliyor ne karanlık odaya girebiliyorum. ablam çanakkale'den ankara'ya geldiğinde bile sadece iki defa görüşebildik. ülkü'yü havuza götürmeyeli bir ömür geçmiş gibi geliyor. her şeyin ucundan tutayım derken hepsini birden elimden kaçıracağım diye korkuyorum. gerçi giden hep kafadan gidiyor. her gün biraz daha deliriyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









