28113

aldığım notların gazıyla açtım oibs'i, önümüzdeki dönem alacağım dersleri seçip program hazırladım kendime. at gibi bir program oldu.


25113

gürkan cidde'de, berit istanbul'da, cüneyt afyon'da, ablam çanakkale'de... tuhaf bir hüzün vardı bugün üzerimde. canon in d dinledim sonra. hüzün geçti, huzur geldi, umut geldi.

20113

tunç'la fareler tiyatrosu'nun miss margarida yöntemi oyununu izlemeye gittik. tunç fotoğraf çekti, ben de video kaydettim. eğlenceli insanlarla tanıştım. saç kesimim sebebiyle, kadın kıyafeti giyip makyaj yapmış bir erkek tarafından marjinal diye adlandırıldım. bıyık altından güldüm.

19113

canım eymir çekiyor. altı saat sonra finalim var. bir buçuk saat ekle, yedi buçuk. yarım saat de yol sürse; sekiz. e iyi, sekiz saat sonra eymirdeyim yani. güzel.

18113

yine bir ocak ayı ve yine kafam üşüyor.

17113

herkes finallerini bitirip sağda solda gezmeye başlayınca ben de ister istemez bitse de gitsek moduna girdim. halbuki biri yedi saat sonra olmak üzere girilmesi gereken daha üç tane finalim var.

bir de artık benden daha akıllı bir telefonum var. sürekli fotoğraf çekip kitap okuyorum. diff falan yalan oldu. yok ya, olmadı olmadı. sıkıldım sadece. hem zaten çalıştım epey. sınav da sabah onda. daniele bebeğim bana ne güzellikler hazırlamış göreceğiz.

16113

yine bir ocak ayı ve yine saçımı (bu defa kısmen de olsa) kazıtmaya karar verdim.

14113

evden hiç çıkmadan bir sürü para harcamayı başardım yine. dördü çin, ikisi amerika, diğerleri türkiye'den olmak üzere sekiz tane kargo bekliyorum. ömrüm ebayde geçiyor, farkında değilim.

12113


sixsmith,

i climb the steps of the scot monument every morning and all becomes clear.

wish i could make you see this brightness.

don't worry, all is well.

all is so perfectly, damnably well.

i understand now that boundaries between noise and sound are conventions.

all boundaries are conventions, waiting to be transcended.

one may transcend any convention if only one can first conceive of doing so.

moments like this, i can feel your heart beating as clearly as i feel my own, and i know that separation is an illusion.

my life extends far beyond the limitations of me.

11113

ADELEME ZERK ETTİLER.


bir de devrimde kedi gördüm bugün. devrimde kedinin hasını gördüm bugün.


10113

hala hastayım. sabah doktorumu arayıp "BU İLAÇLAR İŞE YARAMIYO YALNIZ!" diye atar yapınca "İYİ GEL İĞNE YAPALIM!" dedi. yok, hayır, böyle olmadı. gayet medeni bir şekilde konuşup çözdük meseleyi. yarın 304 sınavından önce medikoya gidip uslu uslu iğne olacağım. iğne dediğim de penadur hani. uslu olunacak cinsten değil. bakıcaz artık, hayırlısı...

9113

hala hastayım. diff finaline girmedim. bütün günü yarı baygın bir halde terler içinde uyuyarak ve gözümü açabildiğim anlarda kitap okuyarak geçirdim. fena değildi aslında ama difften alacağım make-up beni epey endişelendiriyor. böyle olmamalıydı.

az önce hastalığıma sebep olan şeyi merak edip araştırdım. streptococcus pyogenes isimli bir bakteri yüzünden bu hallere düşmüşüm. zayıf anımı bulunca saldırmış göt. ben demiştim ama üzüntüdendir diye. tipe bak! meymenetsiz.

8113

çok hastayım. öyle hastayım ki üzüntüden hasta olduğuma inanıyorum. üzüntüden hasta olur mu insan? doktora sordum; olmazmış. viral dedi. sensin viral diyecek oldum, diyemedim, sustum. rapor da verdi üstelik. iyi ki susmuşum.

türkçe finalime 1000 mg'lık antibiyotik çakıp öyle girdim. tavsiye ederim. yaratıcılığı epey arttırıyor. ne yazdığım hakkında hiç bir şey hatırlamıyor olsam da iyi geçti. türkçe zaten. ne kadar kötü geçebilir ki?


7113

bencil olduğum düşünülecek diye kendimi düşünmeyi bırakacak değilim.

6113

finallerden sonra başımı alıp dağlara gideyim diyorum. ağrı'ya mesela?

5118

beş günde beş yıl yaşlandım. 2018'deymiş gibi davranabilirim.

4113


aftlı günler.