291114
doktora başvurumu NİHAYET tamamladım. altı okula başvuracağım derken azalta azalta öyle bir yere geldim ki, "ben başka okula gitmek istemiyorum ya!" diyip en son sadece stanford'a başvurdum. kafam rahat. ocakta da odtü'ye mastera başvuracağım. gerisini onlar düşünsün!
şeker portakalı - jose mauro de vasconcelos
"çocukların yatma saati geldi." dedi.
böyle söylerken yüzümüze bakıyor ama bu gece aramızda çocuk olmadığını biliyordu. hepimiz büyüktük. küçük küçük parçalarla, aynı üzüntüden payını alan büyük ve üzgün kişiler.
böyle söylerken yüzümüze bakıyor ama bu gece aramızda çocuk olmadığını biliyordu. hepimiz büyüktük. küçük küçük parçalarla, aynı üzüntüden payını alan büyük ve üzgün kişiler.
231114
bugün çok tatlı bir hayal kurdum. bir kumbara yapıp her gün içine bir lira atıp gerekli para birikince hac görevimi yerine getiricem, and by hac i mean to see the northern lights. özünde yılda üç yüz altmış beş lira baya az gibi duruyor ve her gün bir lira atma zahmetine bile değmezmiş gibi sanki. ama yoo dostum, mesele gitmek için kaç yıl beklemek gerektiği değil zaten. mesele o düşünceyi her gün canlı tutmak ve bir gün gerçekten gitmek. that's all. bugün niye böyle yarı türkçe yarı ingilizce yazdım bilmiyorum. hadi biraz da italyanca olsun o zaman. ciao!
121114
hayatımda ilk defa kan verdim bugün. iğneli, kanlı olaylardan genel olarak çekiniyorum. test için verilen iki tüpte bile fena olup yarım saat uzanıp dinlenmem gerekiyor. daha önceki kan verme denemelerim kanımdaki hemoglobin miktarının yetersiz olması sebebiyle reddedilmişti. ben de sevinsem mi üzülsem mi bilemeden geri dönmüştüm. bugün yemekhaneden çıkıp endüstri mühendisliği önünde park eden kızılay kan toplama aracını görünce hadi bir kere daha deneyeyim deyip hafif çekinerek gittim ve şaşırtıcı bir şekilde kan değerlerim normal çıktı. şimdi başım biraz dönerek ofiste dinleniyorum. kan verme süreci boyunca epey gerilmiş olsam da nihayet kan verebilmiş olmanın sevincini yaşıyorum. dört yüz yirmi mililitre. düşününce bir şişe su bile etmiyor. ne acayip. ama çok sevdim, üç ay sonra tekrar gideceğim.
31113
"ben ağaç dikmeye gidiyorum." diyip çıkıp gitmiştim.
o da evde kalıp şiir yazmıştı.
aylardan eylüldü.
ağaçlarımızı kesmişlerdi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



