3413

on dokuz mart - inkar
hayır, hırkamı kaybetmedim. nerede olduğunu hatırlamıyorum sadece. hem zaten şimdi şenlikle uğraşıyoruz, her şey her yerde. şenlik bitince ortaya çıkar zaten.

yirmi dört mart -öfke
e her şeyi topladık, hala yok! hayır zaten neden ortalıkta bıraktım ki? başka bir şey kaybolsa yine neyse de, kahverengi hırkam kaybolmasın ya!

üç nisan - pazarlık
tamam, yarın şenlik boyunca gittiğim her yeri dolaşıp okuldaki görevlilerle konuşacağım. kimse almamıştır zaten. bir yerlerdedir. güzelce aramam lazım sadece. yarın mimarlığa, kimyaya ve barakaya bakayım ben.

beş nisan - bunalım
çok mutsuzum. hiç bir kahverengi hırka onun yerini dolduramaz. bir daha asla hırka giymeyeceğim.

sekiz nisan - benimseme
n'apalım, bulamadım. bulamayacağım da zaten. yine de güzel bir kışı birlikte atlattık.
hem kış tekrar gelir, annem bana başka hırkalar örer. ben annemi öperim, annem beni sever.