türkiye’nin ağaçları ve çalıları - necati güvenç mamıkoğlu

bir gün yeğenlerimden biri dört yaşındaki kızının ağaçları tanımadığını, onun elma ağacını çınar'dan ayırabilmesi için küçük bir albüm hazırlamamın mümkün olup olmadığını sordu ve eğer bunu yapabilirsem, hem kendisinin hem de kızının çok mutlu olacağını belirtti. çocukluğu ağaçlar içinde geçmiş, bazı oyunlarını ağaçlar üzerinde oynamış ve ileriki yıllarda da ağaçlı ortamlardan hiç kopmamış biri olarak bu fikri çok benimsedim ve çekimlerimi yalnızca ağaçlar üstünde yoğunlaştırdım. cerene ağaçları tanıtmak için önce kendim ağaçları daha iyi tanımalıydım. ağaçlar üzerine yazılmış evdeki bir iki kitabı daha dikkatle inceledikten sonra edindiğim bilgilerin yeterli olmadığını ve bu konuda daha da sistemi bir tanımaya gereksinim olduğunu düşündüm. bu amaçla 8-10 yıl önce bahçesini gezdiğim istanbul fen fakültesi biyoloji bölümü, botanik kürsüsü'ne gittim.
*
bu kitaba bir göz atan ya da ayrıntılı inceleyen birinin yolu bir gün marmaris fethiye arasına düşer de, yol kenarındaki günlük ağaçlarını "ağaç" değil de "anadolu sığlası" olarak görürse başladığım işi başardım demektir.