sabah ayrancıda oy verdim. öğleden sonraysa ato congressium'da sandık görevlisiydim. oy saydık, muhabbet ettik, sandığı teslim ettik derken ne kadar genç olduğumu fark ettim. insanların çocukları falan var. çok ilginç. yani tamam, ablamın da çocuğu var ama aynı şey değil. o ablam sonuçta. ablaların çocuğu olur. neyse. at gibi yorulmuş olmama rağmen çıkıp koştum. az da olsa hiç koşmamaktan iyidir deyip kendimi avuttum. ilk gün zar zor yarı koşup yarı yürüdüğüm rotayı rahatça aralıksız koşunca omzuma bir öpücük kondurdum. aferin dedim. pekiyi verdim.